← Novel

The White Reaper [Turkish]

Chapter 2 / 86

‹›

Karanlıkta İlk Çarpışma

The White Reaper [Turkish]

Geçitte ilerleyeli ne kadar zaman geçtiğini kimse bilmiyordu.

Kristal fenerlerin solgun ışığı yalnızca birkaç adım ötesini aydınlatabiliyordu. Taş duvarlar giderek daha pürüzlü bir hâl alıyor, tavandan sarkan kök benzeri siyah oluşumlar karanlığın içinde kıvrılıyordu.

Hiç kimse konuşmuyordu.

Sessizlik, nefes alışlarını bile ağırlaştırıyordu. Bir süre sonra Aerion aniden durdu. Arkasındaki üç kişi de istemsizce duraksadı.

"Ne oldu?" diye fısıldadı Lina. Aerion cevap vermedi. Burnuna yabancı bir koku gelmişti.

Ter, Kan ve yanmış et. Tam o anda...

Tak... Tak...

Taş zeminde yankılanan ağır adımlar, tünelin derinliklerinden geliyordu.

Bir tane... Sonra bir tane daha... Ve bir tane daha. Sanki devasa yaratıklar ağır ağır yaklaşıyordu. Elys sessizce kılıcını çekti.

Killian iki eliyle kabzasını kavradı.

Kristal fenerin ışığı karanlığı biraz daha yarınca gölgelerin arasından iri bir siluet belirdi. Ardından ikinci... Sonra üçüncü... Yaklaşık iki buçuk metre boyunda, iki ayak üzerinde yürüyen domuz suratlı yaratıklardı.

Kalın gri derileri eski yara izleriyle kaplıydı.

Dışarı doğru uzayan uzun dişleri, nefes alışlarıyla birlikte hırıltılı sesler çıkarıyordu. Vücutlarını kırmızı ve siyah savaş dövmeleri süslüyor, ellerinde paslı ama devasa baltalar, uzun mızraklar ve eğri kılıçlar taşıyorlardı.

En ürkütücü olan ise gözleriydi.

Onlar vahşi hayvanların gözleri değildi. Düşünen... Ölçen... Avını değerlendiren savaşçıların gözleriydi.

İçlerinden biri boğuk bir sesle diğerlerine anlamını bilmedikleri birkaç kelime söyledi. Diğer orklar başlarını salladı. Aerion'un kaşları hafifçe çatıldı.

"Bunlar..." diye mırıldandı. "Konuşabiliyor."

Sessizlik yalnızca bir an sürdü.

En öndeki ork mızrağını kaldırdı. "İnsanlar!" Bir anda bütün orklar savaş narası atarak üzerlerine hücum etti.

Çelik çeliğe çarptı. İlk darbede Aerion, önündeki orkun dizine doğru kılıcını savurdu. Ancak keskin görünen çelik, yaratığın kalın derisini ancak hafifçe çizebildi.

Ork alaycı bir homurtuyla baltasını savurdu.

Unauthorized duplication: this narrative has been taken without consent. Report sightings.

Aerion saldırıyı engelledi.

ÇAT!

Sıradan çelik kılıç ikiye ayrıldı.

Aerion son anda geriye sıçrayarak ölümcül darbeyi atlattı.

"Şerefsiz Edward..." diye dişlerini sıktı. "Bizi bilinmeyen bir yere gönderiyorsun, bari adam akıllı silah verseydin."

-Killian! Arkana!

Killian hiç düşünmeden önündeki orku tekmeyle geriye itti ve yana sıçradı.

Tam o anda ikinci ork baltasını savurdu.

İki ork birbirine çarparak dengesini kaybetti. Killian fırsatı kaçırmadı.

Kılıcını tüm gücüyle üsttekinin açıkta kalan boğazına sapladı. Yaratık acıyla kükredi. Killian kılıcı çevirdi. Kan fışkırırken ork yere yığıldı. Ardından tek hamlede alttaki orkun boynuna bütün ağırlığını verdi.

Kılıç zorlansa da eklemler arasından geçerek başını gövdesinden ayırdı. Aerion koşarak yanına geldi. Yerdeki ölü orklardan birinin ağır mızrağını aldı.

"Şimdi ne yapacağız?" diye sordu Killian.

-Zırhlarını kesemiyoruz.

Aerion kısa bir an düşündü.

-Eklem yerleri. Boyunları ve gözleri. Başka şansımız yok.

Killian başını salladı.

-Pekâlâ.

İkisi aynı anda saldırdı.

Aerion mızrağını ileri uzatarak bir orkun gözünü hedef aldı. Ork son anda başını çevirdi. Mızrak gözünü ıskalasa da yanağını delip geçti. Yaratık acıyla kükredi.

Killian fırsatı değerlendirip dizinin arkasına tüm gücüyle vurdu.

Ork diz çöker çökmez Aerion mızrağı boynuna sapladı.

Bu kez kalın deri onu kurtaramadı.

Yaratık cansız bedenini taş zemine bıraktı.

Öte tarafta Lina'nın durumu giderek kötüleşiyordu. Orkun baltası göğsünden başlayıp sol omzuna uzanan derin bir yara açmıştı.

Sıcak kan zırhının altından süzülüyordu. Bu yaratıkları sıradan silahlarla öldürmeleri mümkün değildi. Lina dişlerini sıkarak elini havaya kaldırdı.

Çevrede dolaşan saf mana, görünmez akıntılar hâlinde avucuna doğru toplanmaya başladı.

Yoğunlaşan mana yüzünden tünelin havası ağırlaşıyordu.

Bunu fark eden orklar yönlerini ona çevirdi.

"Onu koruyun!" diye bağırdı Aerion. Elys ve Killian hemen Lina'nın önüne geçti. İki savaşçı bütün güçleriyle saldırıları karşılıyor, her darbede birkaç adım geriye itiliyorlardı.

Elys'in omzu parçalandı. Killian'ın kaburgalarından biri çatladı. Aerion'un alnından kan akıyordu. Yine de hiçbiri geri çekilmedi. Lina gözlerini kapattı. Topladığı mana artık etrafında mavi ışık halkaları oluşturuyordu.

Tünel titremeye başladı. Orklar huzursuzca homurdandı. İçlerinden biri bağırarak Lina'ya doğru atıldı. Tam baltasını indireceği sırada Aerion kendini araya attı. Balta mızrağı ikiye ayırdı.

Aerion savrulup duvara çarptı.

Nefesi kesildi. Ork son darbeyi indirmek üzere baltasını yeniden kaldırdı. İşte o anda... Lina gözlerini açtı.

Yeşil irisleri parlak maviye dönmüştü.

-Dağılın!

Aerion, Killian ve Elys hiç tereddüt etmeden kendilerini yere attılar.

Bir sonraki saniye Lina'nın önünde devasa bir mana çemberi oluştu.

Gökyüzünü andıran parlak mavi ışık bütün geçidi doldurdu.

Ardından...

Kulakları sağır eden bir patlama meydana geldi. Saf mana, sıkıştırılmış bir fırtına gibi ileri fırladı. Ön saftaki orklar ışığın içinde anında parçalandı.

Arkalarındakiler taş duvarlara çarparak ezildi. Patlamanın şiddeti geçidin büyük bölümünü sarstı. Toz bulutları yükseldi. Kayalar tavandan koparak yere düştü. Her şey yeniden sessizliğe gömüldüğünde yalnızca ağır nefes alışları duyuluyordu.

Hayatta kalan son ork sendeleyerek ayağa kalktı. Vücudunun yarısı yanmıştı. Yine de baltasını bırakmamıştı. Aerion yerdeki kırık kılıç parçasını aldı.

Ork son kez kükreyerek üzerine koştu. İkisi aynı anda hamle yaptı. Orkun baltası Aerion'un omzunu sıyırıp geçti. Aerion ise kırık kılıcı yaratığın açıkta kalan boğazına bütün gücüyle sapladı. Ork birkaç adım sendeledi.

Baltası elinden düştü. Sonunda dizlerinin üzerine çöktü ve taş zemine yığıldı. Geçitte yeniden sessizlik hâkimdi. Dört arkadaş birbirlerine baktılar. Hepsi yaralıydı. Hepsi tükenmişti.

Ve bu savaş, buranın yalnızca başlangıç olduğunu onlara acı bir şekilde göstermişti.

‹ PreviousNext ›